Aydın'ın Kuşadası ilçesinde, Kuşadası Belediyesi Meclis Üyesi ve Ziraat Mühendisi Hasan Göçmen, Ekim ayı olağan meclis toplantısı öncesindeki sunumunda son 20 yılda yaklaşık 30 bin dönüm tarım alanının kullanım dışı kaldığını söyledi. Göçmen, mevcut eğilimler çerçevesinde 2050'de nüfusun 480 bin ile 585 bin arasında bir seviyeye ulaşabileceği projeksiyonunu paylaştı.
"Kuşadası’ndaki Nüfus Artışının Tarım Alanları ve İmar Planlarına Etkisi" başlıklı sunumda Göçmen, kentin resmi nüfusunun yanı sıra turizm, ikinci konut sahipleri ve yaz döneminde artan geçici nüfusun da planlamada hesaba katılması gerektiğini vurguladı. 1980’lerden 2025’e kadar nüfusun yaklaşık yüzde 888 arttığını anımsatan Göçmen, artış hızının geleceğe yönelik ciddi bir planlama ihtiyacı doğurduğunu belirtti.
Meclis üyesi, 2050 yılına yönelik düşük, orta ve yüksek olmak üzere farklı senaryolarla nüfus projeksiyonu yapılması gerektiğini ifade etti. Bu artışın su, kanalizasyon, ulaşım, sağlık, eğitim, otopark, yeşil alan ve yangın güvenliği gibi pek çok alanda yeni ihtiyaçlar yaratacağını söyledi.
Göçmen, “Nüfusun olduğu yerde konut ihtiyacı, yeni yollar, altyapı, ticaret alanları, okul, sağlık hizmetleri ve otopark ihtiyacı da ortaya çıkıyor. Bütün bunların mekânsal bir karşılığı var. Mekânı düzenleyen temel araçlardan biri de imar planlarıdır” dedi. “Nüfus artıyor diye her yeri yapılaşmaya açamayız” diyen Göçmen, nüfus arttıkça planlamanın sorumluluğunun da büyüdüğünü vurguladı.
Arazi kullanımındaki değişimleri rakamlarla paylaşan Göçmen, son 20 yılda yerleşim alanlarının yaklaşık 3 bin hektar, turizm alanlarının ise yaklaşık 2 bin 830 hektar genişlediğini, tarım alanlarında ise yaklaşık 3 bin 88 hektarlık azalma kaydedildiğini söyledi. Bu dönüşümün yalnızca bugünkü üretimi değil, gelecek kuşakların üretim kapasitesini de etkilediğini belirtti.
Kentin büyümesinde en büyük kaybın tarım topraklarında yaşandığını ifade eden Göçmen, alınacak imar kararlarında nüfus artışı kadar tarım alanlarının korunmasının da dikkate alınması gerektiğini söyledi. Sunumun sonunda katılımcılarla, nüfus artışını doğru yöneten, tarım topraklarını koruyan ve altyapı kapasitesini güçlendiren sürdürülebilir bir kent modeline ilişkin öneriler paylaşıldı.














Yorumlar