Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orban, Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan Türkiye-Macaristan Ortak Planlama Grubu Birinci Toplantısı’nın ardından ortak basın açıklaması yaptı.
Fidan, görüşmelerin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı güçlendirdiğini söyledi ve ikili ilişkilerin tüm boyutlarıyla ele alındığını belirtti. Ayrıca gelecek sene Macaristan’da yapılacak Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi Toplantısı hazırlıklarını gözden geçirdiklerini aktardı.
İkili ilişkiler ve ekonomi
Bakan Fidan, 2025 yılında 5 milyar doları aşan ikili ticaret hacmini 10 milyar dolar seviyesine çıkarma hedefini yineledi. “Bunun için neler yapılabilir diye tekrar gözden geçirdik. Bugün Ticaret Bakanlarımız da kendi aralarında bir video konferans gerçekleştirdiler” dedi. Savunma sanayiinde ortak üretim ve teknoloji geliştirme projelerinde ilerleme kaydedildiğini, bunları daha ileri taşımak için çalıştıklarını açıkladı.
Fidan, “Bu vesileyle müttefikimiz Macaristan’daki NATO İleri Kara Kuvvetleri’ne katkı sağlamayı sürdüreceğiz” diye konuştu. Türk ürünlerinin Avrupa’ya taşınmasında Macaristan’ın kritik bir rota olduğunu vurgulayan Fidan, bilim, teknoloji, eğitim, kültür ve turizm alanlarındaki ortak faaliyetleri ilişkilerin geleceğine uzun vadeli yatırım olarak gördüğünü ifade etti. Macaristan’ın Türk Devletleri Teşkilatı’ndaki gözlemci üyeliğini kıymetli bulduklarını da ekledi.
Anita Orban, iki ülke arasındaki iş birliğini daha da güçlendirecek, ileriye dönük ve yararlı görüşmeler yaptıklarını söyledi. Enerji ve savunma sanayii başta olmak üzere birçok başlığın ele alındığını, ikili ilişkilere yeni bir yön verdiklerini ve teknik iş birliğini artırma kararı aldıklarını belirtti.
Karadeniz ve Ukrayna savaşı
Fidan, Rusya-Ukrayna savaşının bölgesel ve küresel istikrara yönelik başlıca tehditlerden biri olduğunu dile getirdi. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin titizlikle uygulanması ve Karadeniz Tahıl Girişimi’ni bu yaklaşımın somut örnekleri olarak hatırlattı. “Bugün ise savaşın Karadeniz’e yayılmakta olduğunu görmekteyiz. Sivil gemilere yönelik artan saldırılar bölgemizdeki can, mal, seyir ve çevre güvenliğine ciddi tehdit oluşturmakta” dedi.
Her iki tarafa uyarı ve çözüm önerilerini ilettiklerini belirten Fidan, kış gelmeden tarafların askeri üstünlük arayışı içinde olduğunu, bunun Karadeniz’deki seyir güvenliğini ciddi biçimde etkilediğini söyledi. Özellikle Türk bayraklı, Türk sahipli ya da Türk personelli gemilerin etkilendiğini, bunun durması için çalıştıklarını kaydetti.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması
Bir soru üzerine Fidan, 5 Ekim’de Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da yapılan Ortak Savunma için Mekke Anlaşması Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi Toplantısı’na katıldığını anımsattı. Toplantıda Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların ele alındığını; askeri karargâhın yapısı, sekreteryanın durumu ve yeni sekreterin atanması gibi kurumsallaşmaya ilişkin kararların alındığını söyledi. Anlaşmanın yeni olmasına rağmen pratik adımların hızla atıldığını, tarafların somut sonuç görmek istediğini vurguladı.
Yemen’den yapılan saldırılara karşı Türkiye’nin Pakistan’la birlikte ne tür katkılar sunabileceğinin değerlendirildiğini belirten Fidan, bunun bir savunma anlaşması olduğunun altını çizdi ve “Türkiye başka bir ülkenin toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak” dedi. Anlaşmanın Meclis’e gönderilmesi için çalışmaların tamamlandığını, Cumhurbaşkanına nihai arzın yapıldığını ve en kısa sürede sevk etmeyi planladıklarını kaydetti.
Gazze ve İsrail seçimleri
İsrail’deki seçimler öncesi bölgedeki duruma ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, “Gazze’de devam eden soykırımın durması ve kalıcı bir barışın gelmesi için var gücümüzle çalışmaktayız” ifadelerini kullandı. Tüm diplomasi kanallarını ikili ve çok taraflı düzeyde kullanmaya devam ettiklerini, Cumhurbaşkanının konuyu tüm görüşmelerinde birinci gündem olarak tuttuğunu söyledi.
Gazze Barış Planı’nın hayata geçirilmesi için çalıştıklarını hatırlatan Fidan, İsrail’in planın uygulanmasıyla çok ilgili olmadığını, yeni bir uluslararası baskının gerekli olduğunu belirtti. Seçimlerden sonra dış politikada büyük bir değişim beklemediğini, ancak bazı başlıkların daha rahat konuşulabileceğini ve yeni hükümetle bazı konularda ilerleme sağlanabileceğine dair uluslararası beklenti bulunduğunu ifade etti.
AB süreci konusunda Macaristan’ın tutumu
Macaristan hükümetinin Türkiye’nin AB üyelik sürecine yaklaşımına dair soru üzerine Orban, şu yanıtı verdi:
“Macaristan her zaman Türkiye’nin AB ilişkilerine ilişkin yanında durdu. Her yaklaşımı, diyaloğu destekledik ve destekleyeceğiz. Macaristan, AB içinde Türkiye’nin dostudur. Türkiye ve AB arasında ortak menfaatlere dayalı bir yaklaşımın olmasını diliyoruz.”









Yorumlar