Gıda, İçecek ve Tarım Politikaları Araştırma Merkezi’nin (GİFT) 8 Ekim’de Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlediği 5’inci Gıda İnovasyon Zirvesi’nde Türkiye Gıda İnovasyon Vadisi kuruldu. Zirve, bin 730 kayıtlı katılımcı ve binin üzerinde ziyaretçiyle tamamlandı.
GİFT’in koordinasyonunda ve Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, vadinin kuruluş mutabakat zaptının imza sürecine üniversite de dahil oldu. Sürece Boğaziçi Üniversitesi ile Ankara, Çanakkale Onsekiz Mart, Çukurova, Hacettepe, İstanbul Teknik, Orta Doğu Teknik, Sakarya, Tekirdağ Namık Kemal ve Yıldız Teknik üniversiteleri katıldı.
‘Gıdanın silikon vadisi’ olarak tasarlanan yapı, üniversitelerin bilimsel birikimini sanayinin ürün geliştirme ihtiyacıyla buluşturacak. Her kurucu üniversite kendi bölgesinin öne çıkan ürününde uzmanlaşacak. Mutabakat zaptı, katılmak isteyen diğer üniversitelere açık olacak. Vadi; yeni ürün geliştirmek, üretim sürecini veya ambalajı iyileştirmek ya da mevcut ürünü geliştirmek isteyen tüm girişimcilere ve fikir sahiplerine açık olacak. Bu süreçte sekretarya hizmetini GİFT yürütecek.
‘Hammaddeden Kimliğe: Metabolik Çağda Gıdanın Yeniden Tasarımı’ temalı zirvede iki salonda 33 oturum yapıldı. 14 panel, 7 söyleşi, 5 vaka oturumu ve 7 sunumda toplam 94 konuşmacı ve moderatör yer aldı. Zirve boyunca 65 stantta yenilikçi ürünler tanıtıldı. Akşam düzenlenen gıda+ ödül töreninde 233 başvurunun bağımsız bir jüri tarafından değerlendirildiği 32 kategoride Gıda İnovasyon ödülleri ile 2 özel ödül sahiplerini buldu.
Oturumlarda; sayıdan çok niteliğe odaklanılması ve insanın merkeze alınması gerektiği vurgulandı. Protein talebinin güçlenerek süreceği, kişiselleştirilmiş beslenme talebine yeni ürünlerle, yapay zekâ ve yazılımlarla yanıt arandığı dile getirildi. Türkiye’nin tarih boyunca gıda ihracatında dünya trendlerini takip ettiği ve yeni dönemde de bu trendleri yakalaması gerektiği ifade edildi.
Sunum ve panellerde, bölgedeki üretim üslerinde yaşanan krizlerin Türkiye’nin jeopolitik avantajını öne çıkardığı; fonksiyonel gıda, sporcu gıdası, takviye edici gıda ve fermente gıdada Türkiye’nin bir üretim üssü olabileceği belirtildi. Kuru meyve, kuruyemiş, su ürünleri, un ve makarnadaki başarıların katma değerli ürünlerle sürdürülmesi gerektiği aktarıldı.
Gıda işlemede asıl ürün dışında kalan yan ürünlerin atık sayılmaması, bu alanda girişimlerin çalışması ve uzmanlaşan girişimlerin büyük şirketlerle ortaklıklarla büyütülmesi önerildi. Toprağı, arıları ve hayvan varlığını koruyarak verimliliğin artırılması; üretimi artırmak için daha çok su tüketmek yerine verimi yükselten yatırımlara yönelinmesi gerektiği kaydedildi. Yalnızca insana değil gezegene de iyi gelen gıdaların üretilmesine odaklanma çağrısı yapıldı.
Paylaşılan bilgilere göre, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi bu vizyonla yurt dışından gıda yatırımcılarını Türkiye’ye çekiyor ve girişimler sürüyor. TKDK’nın Dünya Bankası ile yürüttüğü projeyle orta ve büyük işletmelerin daha rekabetçi ve ihracatçı olacağı anlatıldı. Lojistik ve tedarik yönetiminde yapay zekâ ve yazılımlarla maliyetlerin düşürülebileceği ifade edildi.
Amerika pazarının Türk girişimciler için büyük fırsatlar sunduğu, ancak bunun iyi bir iş planı, doğru strateji ve sabır istediği paylaşıldı. Gıda hizmetlerinde de büyüme imkânları bulunduğu ve kahve zincirleriyle rekabet edebilecek iş modellerinin geliştirilebileceği vurgulandı. Toplantıda, bu başlıklar çerçevesinde yeni iş birliklerinin ilk adımlarının atıldığı belirtildi.
Dış Ticaretten Sorumlu eski Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, konuşmasında serbest bölgeler, limanlar ve yeni dış ticaret araçlarıyla daha önce kurulan bütüncül stratejilerin bugün gıda sistemi için yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. GİFT, bu yaklaşımın geliştirilmesi için çalışacağını açıkladı.
GİFT Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Samet Serttaş şunları söyledi: "Bu zirvede bir kez daha gördük ki Türkiye’nin üretmeye istekli girişimcileri var. Bu yıl aralarında çok sayıda başarılı kadın girişimci olması bizi ayrıca sevindirdi. Alanında çok iyi ve ortak çalışmaya açık akademisyenlerimiz var. TÜBİTAK MAM’ın köklü Ar-Ge kültürü ve TÜGİP projesiyle kurulup sektörü bekleyen tesisler var. Şimdi bu hedefe hep birlikte yürüme zamanı. Gıda inovasyon ekosistemini Gıda İnovasyon Vadisi üzerinden büyütme zamanı. Başta ev sahipliğimizi üstlenen Boğaziçi Üniversitesi’ne ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fazıl Önder Sönmez’e, imza sürecine dahil olan tüm üniversitelerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. İlk günden kolları sıvadık, çalışmaya başlıyoruz"














Yorumlar