Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul’da 12-16 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Likit Gaz Haftası’nın açılışında Türkiye’nin LPG pazarındaki konumunu anlattı ve enerji güvenliğinin ulusal güvenlik başlığı olduğunu vurguladı. İstanbul Kongre Merkezi’ndeki programda konuşan Bayraktar, “Günümüzde Türkiye, dünyanın en büyük ve en gelişmiş LPG pazarlarından birine sahiptir. Geçen yıl itibarıyla, toplam LPG tüketiminde Avrupa’da ikinci sırada yer aldık. Ayrıca dünyanın en büyük ikinci otogaz tüketicisiyiz ve otogaz istasyonları ile LPG’yle çalışan araç sayısı bakımından birinci sıradayız” dedi.
Bayraktar, Dünya Likit Gaz Birliği (WLGA) tarafından bu yıl ilk kez Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte, küresel ölçekte yaşanan pandemi, tedarik zinciri kesintileri, ticaret savaşları, jeopolitik gerilimler ve silahlı çatışmaların enerji piyasasına etkilerine değindi. Enerjiye güvenilir ve uygun fiyatla erişimin zorlaştığını belirten Bayraktar, “Dünya Sıvı Gaz Birliği’ne, küresel LPG camiasını ilk kez Türkiye’de bir araya getirdiği için teşekkür etmek isterim” sözleriyle konuşmasına başladı.
“Türkiye’nin deneyimi, LPG’nin değerini açıkça ortaya koymaktadır”
Bayraktar, çeşitlendirme odaklı akıllı politikaların önemini anlatırken LPG’nin esnekliği, taşınabilirliği ve erişilebilirliği nedeniyle arz kesintisi dönemlerinde kritik rol oynadığını söyledi. “Tek bir enerji kaynağına, tek bir tedarikçiye, tek bir teknolojiye veya tek bir nakliye güzergahına bağımlı kalmayı göze alamayız. İşte tam da bu noktada LPG daha fazla ilgiyi hak etmektedir” diyen Bayraktar, LPG’nin Türkiye’de on yıllardır evlerde modern pişirme çözümlerine ve otogazla ulaşımda dönüşüme katkı verdiğini belirtti.
Türkiye’nin LPG pazarı ve altyapısı
Bayraktar, yaklaşık 10 bin otogaz istasyonu ve 5,2 milyon LPG’li araç bulunduğunu, bu araçların kayıtlı filonun yaklaşık yüzde 30’unu oluşturduğunu açıkladı. Türk LPG şirketlerinin uluslararası pazarlara açıldığını dile getiren Bayraktar, pazarın ölçeği kadar enerjiye erişim sorunlarının çözümünde LPG’nin rolünü önemsediklerini ifade etti.
Temiz pişirme ve erişim vurgusu
Bakan, dünya genelinde yaklaşık iki milyar insanın temiz pişirme imkanından yoksun olduğunu söyleyerek LPG’nin elektrik ve doğal gaz altyapısının sınırlı olduğu topluluklarda pratik ve nispeten daha temiz bir seçenek sunduğunu belirtti. Türkiye’nin bu dönüşümü yaşadığını kaydeden Bayraktar, temiz pişirme uygulamalarının yaygınlaşması için uygun fiyatlı tedarik, güvenli ekipman, güvenilir dağıtım ağları ve paydaşlar arası işbirliğinin gereğine dikkat çekti. Temiz pişirme konusunu Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’de küresel gündeme taşımayı planladıklarını söyledi.
Bayraktar, LPG’nin ulaşım, ısıtma ve endüstriyel uygulamalarda sağladığı faydalara değinirken, taşınabilirlik ve sınırlı altyapı gereksinimi sayesinde doğal afetler ve acil durumlarda da değerli bir seçenek olduğunu ifade etti.
LPG sektörünün geleceği için üç öncelik
Enerjinin geleceğinin tek bir yakıt ya da teknolojiye dayanmayacağını söyleyen Bayraktar, küresel LPG endüstrisi için üç öncelik sıraladı: Tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendirmek, özellikle temiz pişirme ve modern enerji altyapısından yoksun topluluklar için güvenli ve uygun fiyatlı erişimi genişletmek, verimlilik ve güvenlik standartlarını artırırken düşük karbonlu çözümler için inovasyona ve sürdürülebilirliğe yatırım yapmak. Türkiye’nin bu başlıklarda uluslararası ortaklarla işbirliğine hazır olduğunu belirten Bayraktar, Sıvı Gaz Haftası’nın yeni ortaklıklar için uygun bir platform sunduğunu söyledi.
“Son bir mesajla sözlerimi bitirmek istiyorum. Enerjinin geleceği, tek bir yakıta veya teknolojiye bağlı olmayacaktır. Bu, ülkelerin farklı ihtiyaçlarına ve şartlarına cevap veren çözümlerin bir kombinasyonunu gerektirecektir. Ve LPG, bu sürekli gelişen enerji manzarasında önemli bir yere sahip olmaya devam edecektir” diye konuştu.









Yorumlar