Türkiye, Avrupa Birliği ile yaklaşık 30 yıldır yürürlükte olan Gümrük Birliği anlaşmasının yenilenmesini ve yeni Avrupa sanayi politikalarının dışında bırakılmamayı hedefliyor. Ancak Brüksel'de yürütülen temaslara rağmen taraflar arasında henüz somut bir ilerleme sağlanamadı.
Brüksel'de düzenlenen AB-Türkiye İş Zirvesi'nde, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve Avrupa Birliği'nin yeni sanayi stratejisinde yer alan "Made in EU" yaklaşımı gündemin öne çıkan başlıkları oldu. Türk yetkililer ve iş dünyası temsilcileri, Türkiye'nin Avrupa üretim ve tedarik zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekerek yeni düzenlemelerde eşit koşullar talep etti.
Türkiye'den AB'ye eşit ortaklık çağrısı
Zirvede konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa'nın sanayi kapasitesini güçlendirmeye yönelik girişimlerini desteklediklerini ancak bu süreçte Türkiye gibi stratejik ortakların dışlanmaması gerektiğini vurguladı.
DEİK Başkanı Nail Olpak ise Türkiye'de üretilen ürünlerin Avrupa pazarında yeni kısıtlamalarla karşılaşmasının iki tarafın ekonomik çıkarlarına zarar verebileceğine işaret etti.
Made in EU düzenlemesinde belirsizlik sürüyor
Avrupa Birliği'nin hazırlıklarını sürdürdüğü Sanayi Hızlandırıcı Yasa Önerisi konusunda üye ülkeler arasında henüz ortak bir görüş oluşmadı. Bazı ülkeler Avrupa merkezli üretimi önceleyen katı kuralları savunurken, diğerleri Türkiye gibi yakın ticaret ortaklarının da sisteme dahil edilmesini istiyor.
Düzenlemenin Avrupa Parlamentosu'ndaki görüşme süreci de devam ederken Türkiye'nin yeni sanayi politikalarının kapsamı dışında kalma ihtimali endişe yaratıyor.
Gümrük Birliği neden yenilenemiyor?
Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği'nin modernizasyonu konusunda uzun süredir görüş ayrılıkları yaşanıyor. Avrupa Komisyonu ve birçok üye ülke güncellemeyi desteklese de müzakerelerin başlaması için gerekli yetkilendirme AB Konseyi tarafından henüz verilmedi.
AB tarafı, mevcut ticari engelleri, Rusya'ya yönelik yaptırımlarla ilgili konuları ve Kıbrıs meselesini sürecin önündeki başlıca sorunlar arasında gösteriyor.
Türkiye'nin ticari engellerin kaldırılmasına yönelik attığı adımlar ise olumlu gelişmeler arasında değerlendiriliyor.
Türk ihracatçısı için yeni riskler
Ankara, mevcut anlaşmanın dijital ticaret, hizmetler, tarım, kamu alımları ve yeşil dönüşüm gibi günümüz ekonomisinin önemli alanlarını yeterince kapsamadığını belirtiyor.
Öte yandan AB'nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye açısından rekabet dezavantajı oluşturması, taşımacılık kotaları ve vize sorunları da çözüm bekleyen konular arasında bulunuyor.
Türkiye, Avrupa Birliği ile ekonomik bütünleşmenin güçlendirilmesi için Gümrük Birliği'nin yenilenmesini ve yeni sanayi düzenlemelerinde Türk üreticilerin haklarının korunmasını talep ediyor. Ancak sürecin nasıl sonuçlanacağına ilişkin belirsizlik devam ediyor.









Yorumlar