Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 26 Ekim’de Aydın’da düzenlediği basın açıklamasında Türkiye’nin gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İktidarın devlet yönetimi, ekonomi ve hukuk politikalarını eleştiren Özdağ, anayasal düzene dönülmesi ve kamu yönetiminde liyakatin esas alınması gerektiğini söyledi.
“Hiçbir şirket böyle yönetilmez”
İktidarın devlet yönetimindeki anlayışını eleştiren Özdağ, kamu kurumlarında liyakat yerine siyasi yakınlığın ön plana çıkarıldığını savundu. Bir şirketin dahi ayakta kalabilmesi için liyakat sahibi kişilerin görevlendirilmesi gerektiğini belirten Özdağ, devlet yönetimindeki yanlış tercihlerin ülkeyi bugünkü noktaya getirdiğini öne sürdü.
Özdağ, kamu yönetiminde partizanlığın sona ermesi gerektiğini ifade ederek liyakat ilkesinin önemine dikkat çekti.
“Anayasal düzene geri dönün”
Konuşmasında hukuk devleti ilkesine geniş yer ayıran Özdağ, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını ileri sürdü. Anayasa’nın 10’uncu maddesinde yer alan kanun önünde eşitlik ilkesinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Özdağ, siyasi görüşü ve inancı ne olursa olsun herkesin hukuk karşısında eşit olması gerektiğini söyledi.
Özdağ, soruşturma ve gözaltı süreçlerinde kişilere yöneltilen suçlamaların somut biçimde açıklanması gerektiğini savunarak, “Düşman ceza hukuku” olarak nitelendirdiği uygulamalara son verilmesi çağrısında bulundu.
Muhalif isimler ile iktidara yakın olduğunu öne sürdüğü kişiler hakkındaki soruşturmalarda farklı uygulamalar yapıldığını iddia eden Özdağ, kolluk ve yargı süreçlerinin şeffaf ve eşit yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
Ekonomi ve fon soruşturması eleştirisi
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, fon soruşturmasının gerçek yolsuzluk boyutlarının ortaya çıkarılması konusunda sonuç vermeyeceğini düşündüğünü ifade etti. Soruşturmanın sonuçsuz kalmasının Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki konumuna zarar verebileceğini savunan Özdağ, bunun ekonomiye olası etkilerine ilişkin iktidara eleştiriler yöneltti.
Ekonomik tablonun yalnızca döviz kurlarındaki günlük hareketler üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Özdağ, çiftçilerin geçim sıkıntısı, sanayicilerin üretim ve işletmelerini sürdürme sorunları, esnafın ise ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
“Seçimden üç ay önce yapılan zamlarla millet kandırılmayacak”
İktidarın ekonomik sorunları çözmek yerine seçim döneminde sosyal yardımları ve emekli maaşlarını artırarak seçmeni etkilemeye çalışabileceğini öne süren Özdağ, bu tür adımların kalıcı bir ekonomik iyileşme sağlamayacağını savundu.
Özdağ, vatandaşların seçim öncesinde yapılacak zamlarla ikna edilemeyeceğini belirterek iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Ülkede yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmelerin karşılığının sandıkta verileceğini ifade etti.
Anayasa’nın 42 ve 66’ncı maddeleri üzerinden eleştiri
Konuşmasında anayasa değişikliği tartışmalarına da değinen Özdağ, Anayasa’nın 42’nci ve 66’ncı maddelerine yönelik olası değişiklikler üzerinden iktidarı eleştirdi. Bu tartışmaların siyasi amaçlarla yürütüldüğünü öne süren Özdağ, söz konusu değişikliklerin eğitim dili ve vatandaşlık tanımı bakımından sonuçlarına ilişkin kaygılarını dile getirdi.
Özdağ, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik tablonun ülkenin geleceği açısından ciddi riskler taşıdığını savunarak açıklamalarını iktidara yönelik eleştirilerle tamamladı.









Yorumlar