MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada fon soruşturmasını, belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmalarını, Türk milliyetçiliğini ve Terörsüz Türkiye sürecini değerlendirdi. Bahçeli, fon soruşturmasında sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi ve Türkiye ekonomisinin sağlam temeller üzerinde olduğunu vurguladı.
Konuşmasına İstanbul başta olmak üzere bazı şehirlerde yaşanan sel felaketlerinde hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyerek başlayan Bahçeli, yaralılara acil şifa diledi. Yağışların olağanüstü olduğunu, ancak ortaya çıkan tabloda altyapı ve imar disiplininin de belirleyici olduğunu belirtti. Afetlerle mücadelenin kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, bilim çevrelerini ve toplumun tamamını kapsayan stratejik bir kamu politikası olarak ele alınması gerektiğini söyleyen Bahçeli, afetten etkilenen vatandaşların zararlarının karşılanacağına ve gerekli tedbirlerin alınacağına inandığını açıkladı.
Fon soruşturmasında "harama el uzatıldığı anlaşılıyor"
Bahçeli, finansal sistemin sağlıklı işlemesinin sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarı açısından önemli olduğunu söyledi. Sermaye piyasalarında güven ortamının korunması ve denetim mekanizmalarının etkin işletilmesi gerektiğini belirtti. Fon soruşturmasına ilişkin şu sözleri kullandı:
"Geçtiğimiz haftadan bu yana hem Fon soruşturması hem de başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir. Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikaların etkili olabilmesi finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır. Sermaye piyasalarının gelişimi, piyasaların yeterli derinliğe kavuşmasını, sermayenin tabana yayılmasını, aynı zamanda da tüm finansal piyasaların, istikrar içinde işlemesi için gözetim ve denetim işlevinin eşgüdüm içinde gerçekleştirilmesini gerektirmektedir. Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden, Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır."
Suçluların ortaya çıkarılması ve mağduriyetlerin giderilmesi yönünde atılan adımlardan memnuniyet duyduklarını belirten Bahçeli, konuya ilişkin yasal düzenlemenin TBMM Genel Kurulu gündeminde olduğunu hatırlattı. Soruşturmanın bütün yönleriyle aydınlatılması gerektiğini söyledi ve devamında şöyle konuştu:
"Milletimizin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar kuşkusuz uygulanacaktır. Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetlerin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Daha önce de vurguladığım gibi; bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet suçluyu cezalandırmak yanında masumu korumak, mağdurun hakkını gözetmektir."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, fahiş kazancın bedelinin ödetileceği ve devletin kimseyi mağdur etmeyeceği yönündeki açıklamasına da değinen Bahçeli, bu yaklaşımın adaletin tecellisine duyulan güveni artırdığını söyledi. Bahçeli, "Milletimiz emin olsun! Bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. Partimiz, milletimizin hak ve hukukunu savunurken, adaletli bir gelir dağılımını mümkün kılacak adımların da takipçisi olacak, dar gelirli vatandaşlarımızın beklentilerinin karşılanması için gerekli hamleler, mutlaka yapılacaktır" dedi.
Belediyelere yönelik soruşturmalarda "savunma hakkı" vurgusu
Bahçeli, İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere belediyelere yönelik soruşturmaları değerlendirirken, kamu kaynaklarının kullanımında ortaya çıkan çıkar ilişkilerinin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ahlaki bir sorun olduğunu söyledi. 3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamasına atıfta bulunarak şunları kaydetti:
"Cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adaletle terbiyesi ise devlet ahlakındadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesinde başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren problem olmanın yanında bir ahlak yoksunluğudur."
Yargı süreçlerinin siyasi tartışmalara dönüştürülmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil; savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir" diye konuştu.
Basın özgürlüğü ve sosyal medya uyarısı
Soruşturmalar kapsamında gündeme gelen basın özgürlüğü tartışmalarına da değinen Bahçeli, özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu söyledi. Medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğini, ancak basın kuruluşlarının da hukuk karşısında sorumluluk taşıdığını dile getirdi:
"Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar hukukun da kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi, hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesi ise hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır."
Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışıldığını savunduğu algı faaliyetlerine karşı da uyarıda bulunan Bahçeli, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtmalara itibar edilmemesini ve resmi açıklamalar doğrultusunda hareket edilmesini istedi. Türkiye'de huzur ve güven ortamını hedef alan girişimlerin kabul edilemeyeceğini belirten Bahçeli, toplumsal tepkilerin güvensizlik üzerinden yönlendirilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.
Türk milliyetçiliği konusunda sert sözler
Konuşmasında Türk milliyetçiliğinin tarihsel ve düşünsel temellerine geniş yer veren Bahçeli, milliyetçiliğin yalnızca geçmişe dayanan bir anlayış olmadığını, geleceği şekillendiren bir medeniyet tasavvuru olduğunu söyledi. Yunus Emre, İbni Haldun, Ahi Evran ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün düşüncelerinden örnekler verdi ve tarih ile coğrafya bilincinin milli birlik açısından önemine dikkati çekti. Türk milliyetçiliğinin etnik bir anlayışa indirgenemeyeceğini vurgulayan Bahçeli, "Türkün cihan davası, kaosa karşı düzenin, fitneye karşı suhuletin, zulme karşı adaletin, ayrışamaya karşı bir olmanın davasıdır" dedi.
Türk milliyetçiliğine yönelik ideolojik müdahaleler bulunduğunu savunan Bahçeli, şunları söyledi:
"12 Eylül darbesinden sonra Türk milliyetçiliği fikrine ve Milliyetçi Hareket Partisine operasyon çekmeye çalışanlar, bugün de devşirme kavramlar ve nevzuhur odaklarla Türk milliyetçiliğinin temiz kuyularını zehirlemeye çalışmaktadır. Beşinci kol faaliyetleri ve ideolojik manipülasyonlarla Türk milliyetçiliğine yönelik sinsi saldırıların yegâne amacı ikinci yüzyılında köksüz bir Cumhuriyet; hedefi Milliyetçi/Ülkücü Hareket; figüranları ise suret-i milliyetçi, fikri ve siyaseti gayri sahihlerdir."
Türk milliyetçiliğini etnik şovenizm ve ırkçılıkla ilişkilendiren anlayışları eleştiren Bahçeli, bu yaklaşımların arkasında MHP karşıtlığı bulunduğunu ileri sürdü.
Milliyetçilik iddiasında bulunan bazı siyasi çevrelere yönelik eleştirilerini sürdüren Bahçeli, şöyle konuştu: "Siyasi ikballeri için kendisine oturacak masa arayanlar, milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturdukları masalarda meze yapanlar! Siz, neyin ve nerenin milliyetçisisiniz? Kökü dışarıda mahfillerin mutfağında hazırlanan söylemlerle Türk milliyetçiliğinin huzur ve güven iklimini kirletenler! siz hangi ağızların kelamısınız?"
Milliyetçiliğin öncelikle duruş ve şahsiyet meselesi olduğunu belirten Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin güçlü millet şuuru ve yüksek medeniyet anlayışıyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. "Türk milliyetçiliğinin kurumsal kalesi Milliyetçi Hareket partisidir. Milliyetçilik bayrağı da hür ve bağımsız bir şekilde Milliyetçi Hareket Partisi'nin burçlarında dalgalanmaktadır" dedi.
Kendisini Türk milliyetçisi olarak tanımlayanlara da çağrı yapan Bahçeli, "Kendisini Türk milliyetçisi addeden ülküdaşlarıma diyorum ki; orada burada vaktinizi heba etmeyin! Geleceğimizi şekillendirdiğimiz bir dönemde yanlış yönde saf tutmayın! Gelin bir olalım, diri olalım, Lider Ülke Türkiye ülkümüzü hep birlikte gerçeğe dönüştürelim" ifadelerini kullandı.
"Lider Ülke" hedefi ve Terörsüz Türkiye süreci
Türkiye'nin önünde önemli fırsatlar ve sınamalar bulunduğunu belirten Bahçeli, ülkenin geleceğinin günübirlik siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini söyledi. Devlet tecrübesi, milli irade, hukuk ve ekonomik istikrarın birlikte değerlendirilmesini isteyen Bahçeli, "Stratejik hedefimiz Lider Ülke ve Süper güç Türkiye'nin inşasıdır. Tüm unsurlarıyla buna uygun bir kapasite oluşturmak ise ortak sorumluluğumuzdur" dedi.
Yasama, yürütme ve yargı arasındaki dengenin korunması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, güçlü kurumsal kapasite ve toplumsal dayanışmanın Türkiye'nin gelecek vizyonunun temel unsurları arasında yer aldığını belirtti. Bilim, teknoloji, yüksek katma değerli sanayi, tarımsal verimlilik ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasını Türkiye'nin öncelikleri olarak sıralayan Bahçeli, üniversitelerin de bu hedeflere katkı sunması gerektiğini söyledi.
Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Bahçeli, bu hedefin Türkiye'nin gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından biri olduğunu belirtti. Sürecin yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınamayacağını, hukuk, toplumsal mutabakat ve güvenin de önemli olduğunu vurguladı. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefi, bu büyük gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından birisidir. Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir" dedi.









Yorumlar