CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, vatandaşların bireysel kredi ve kredi kartı borçlarındaki artışa dikkat çekerek, borçlanmanın milyonlarca hane için günlük hayatı sürdürebilmenin bir aracına dönüştüğünü belirtti. Yüksek enflasyon karşısında maaşların alım gücünün gerilediğini ifade eden CHP’li Yıldız, özellikle emekli, asgari ücretli ve dar gelirli ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını kaydetti.

Vatandaşın artık temel ihtiyaçlarını dahi borçlanarak karşılamak zorunda kaldığını vurgulayan Yıldız, “Bugün vatandaş kredi kartıyla lüks tüketim yapmıyor; market alışverişini yapıyor, çocuğunun okul masrafını ödüyor, elektrik ve doğal gaz faturasını kapatıyor. Maaş daha cebe girmeden kiraya ve borca gidiyor. Ayın geri kalanı kredi kartıyla, ek hesapla, yeni bir borçla geçirilmeye çalışılıyor. İnsanlar keyfinden borçlanmıyor, geçinebilmek için borçlanıyor” ifadelerini kullandı.

Ağustos ayında yıllık enflasyonun yüzde 31,51, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki fiyat artışının yüzde 33,79, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlardaki artışın ise yüzde 39,77 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Yıldız, dar gelirli vatandaşların bütçesinde en büyük payı oluşturan temel ihtiyaçlardaki fiyat artışlarının geçim sıkıntısını ağırlaştırdığını belirtti.

AK Parti iktidarının ekonomi politikalarını eleştiren Yıldız, vatandaşın temel ihtiyaçlarından vazgeçmesinin mümkün olmadığına dikkat çekerek şunları kaydetti:

“AK Parti iktidarı vatandaşa sürekli sabır tavsiye ediyor. Peki vatandaş daha ne kadar sabredecek? Emekli gıdadan mı vazgeçecek? Anne baba çocuğunun okul masrafını mı yapmayacak? İşçi kirasını mı ödemeyecek? Asgari ücretli elektrik faturasını mı erteleyecek? Bunların hiçbiri lüks değil. İnsanların en temel ihtiyaçlarından söz ediyoruz.”

Vatandaşların kredi kartı ve bireysel kredi kullanımındaki yüksek seviyelerin hane bütçelerindeki sıkışmayla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten CHP’li Yıldız, borcun borçla kapatıldığı bir düzenin sürdürülebilir olmadığının altını çizdi.

Yıldız, vatandaşın içine sürüklendiği borç döngüsünü, “Bir kartın asgarisini başka karttan, kredinin taksitlerini ek hesaptan, ek hesabı da maaş yatınca kapatmaya çalışan milyonlarca insan var. Sonra yeni ay geliyor ve aynı döngü yeniden başlıyor. Vatandaşın maaşı artık ayı geçirmek için değil, önceki ayın borcunu kapatmak için kullanılıyor. AK Parti’nin ekonomi yönetiminin vatandaşı getirdiği noktalardan biri de budur” sözleriyle değerlendirdi.

Kalıcı çözümün vatandaşa daha fazla kredi kullandırmak değil, vatandaşın gelirini ve satın alma gücünü artırmak olduğunu vurgulayan Yıldız, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıya da dikkat çekti.

“Yıllarca çalışmış, bu ülkeye hizmet etmiş insanlarımız emekli olduktan sonra rahat bir hayat sürmeyi beklerken yeniden geçim mücadelesi veriyor. Pazarda akşam saatini bekleyen, markette ürünü eline alıp fiyatına baktıktan sonra rafa geri koyan emeklilerimiz var. Emekli maaşının amacı insanı yeniden borçlandırmak değildir. Emekli, kirasını ödedikten sonra ‘Bu ay nasıl yaşayacağım?’ diye düşünmemelidir.”

Emekli aylıklarının hayat pahalılığı karşısında yetersiz kalmasının sosyal sonuçlarına işaret eden Yıldız, asgari ücretli ve çalışan kesimin de benzer bir geçim mücadelesi verdiğini belirtti. Bir işte çalışmanın artık tek başına geçim güvencesi sağlamadığını ifade eden Yıldız, eleştirisini şöyle sürdürdü:

“Sabah işe gidiyor, akşam evine dönüyor, ay boyunca çalışıyor ama maaşı temel giderlerine yetmiyor. İşçi fazla mesai arıyor, asgari ücretli kredi kartının limitini düşünüyor. Çalışan insanın aldığı ücret ay sonunu getirmiyorsa orada yalnızca bir ücret sorunu değil, ciddi bir geçim sorunu vardır. İnsanları çalışırken yoksullaştıran bir ekonomik düzeni başarı diye anlatamazsınız.”

Ücret politikalarının yalnızca maaşlara yapılan nominal artışlar üzerinden değerlendirilemeyeceğini kaydeden Yıldız, asıl meselenin çalışanların gerçek satın alma gücünün korunması olduğunu vurguladı.

Aydın’da gerçekleştirdikleri saha ziyaretlerinde de aynı tabloyla karşılaştıklarını aktaran Yıldız; emekliden esnafa, asgari ücretliden çocuklu ailelere kadar toplumun farklı kesimlerinin kira, gıda, enerji, eğitim ve kredi kartı borçlarından yakındığını belirtti.

Sahadaki tabloyu anlatan Yıldız, “Aydın’da esnafla konuşuyoruz; müşteri artık daha az alışveriş yapıyor diyor. Pazarcıyla konuşuyoruz; vatandaş yarım kilo almaya başladı diyor. Emekliyle konuşuyoruz; maaşım kiraya gidiyor diyor. Çocuklu ailelerle konuşuyoruz; okul masrafını nasıl karşılayacağız diye soruyor. Bunlar birbirinden bağımsız sorunlar değil. Hepsinin ortak noktası vatandaşın alım gücünün düşmesi ve geçim sıkıntısının büyümesidir” ifadelerine yer verdi.

Hane bütçelerindeki daralmanın yalnızca vatandaşın günlük yaşamını değil, esnafı ve iç talebi de doğrudan etkilediğine dikkat çeken Yıldız, bankacılık sektöründeki takipteki alacakların seyrinin de yakından izlenmesi gerektiğini kaydetti.

Borç rakamlarının arkasında milyonlarca insanın hayatı olduğunu belirten CHP’li Yıldız, “Borç rakamına bakıp geçemezsiniz. O borcun arkasında bir aile var. Çocuğunun ihtiyacını karşılamaya çalışan anne baba var, kirasını yetiştirmeye çalışan işçi var, ay sonunu görmeye çalışan emekli var. İnsanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sürekli bankanın kapısını çalmak zorunda kaldığı bir ekonomik tabloyu normalleştiremeyiz” sözleriyle tepki gösterdi.

Ekonomik göstergelerdeki değişimin vatandaşın sofrasına, maaşına ve günlük yaşamına yansımadığı sürece toplum tarafından bir iyileşme olarak hissedilemeyeceğini belirten Yıldız, AK Parti iktidarına yönelik eleştirilerini şu sözlerle tamamladı:

“İktidar istediği kadar ‘ekonomi düzeliyor’ desin; vatandaşın gerçeği cebindedir, mutfağındadır, kredi kartı ekstresindedir. Emekli maaşıyla geçinemiyorsa, asgari ücretli ay sonunu borçlanmadan getiremiyorsa, işçi çalıştığı halde çocuğunun ihtiyacını karşılamakta zorlanıyorsa ortada anlatılacak bir başarı hikâyesi yoktur. Bizim istediğimiz vatandaşın daha yüksek kredi kartı limitine sahip olması değil, kredi kartına muhtaç olmadan yaşayabileceği bir gelire sahip olmasıdır. Ekonominin gerçek başarısı da budur.”