Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. Ankara’nın başkent oluşunun yıl dönümünden madencilik facialarına, adalet tartışmalarından belediye başkanlarının parti değiştirmesine kadar birçok konuya değinen Kılıçdaroğlu, konuşmasında iktidara ve siyasi gelişmelere yönelik eleştirilerde bulundu.

AK PARTİ’YE GEÇEN BELEDİYE BAŞKANLARINA TEPKİ

Konuşmasında AK Parti’ye katılan belediye başkanlarını da gündemine alan Kılıçdaroğlu, CHP’den seçilen isimlerin daha sonra başka bir partiye geçmesini eleştirdi.

Seçmenlerin CHP’ye oy vererek göreve getirdiği belediye başkanlarının parti değiştirmesini sorgulayan Kılıçdaroğlu, bu durumun seçmene karşı sorumluluk açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, söz konusu belediye başkanları hakkında sert ifadeler kullanarak, “Bu belediye başkanlarında bir ar damarı sorunu var. Ahlak sorunu var” dedi.

CHP’li belediye başkanlarının halka karşı sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, yolsuzluk iddialarına da değinerek dürüst ve şeffaf yönetim anlayışının önemini vurguladı.

CHP’Lİ BELEDİYELER İÇİN 7 İLKEYİ HATIRLATTI

Kılıçdaroğlu, 26 Temmuz 2019’da belediye başkanlarıyla gerçekleştirilen toplantıda belirlediği yedi ilkeyi de yeniden gündeme getirdi.

Belediyelerin herkesi kucaklaması, hizmetlerin belirli gruplara değil halka sunulması ve yoksul mahallelere öncelik verilmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, sosyal yardımlarda insan onurunun korunmasına dikkat çekti.

Mali disiplin, şeffaflık, liyakat ve adalet ilkelerinin belediye yönetiminde temel alınması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, CHP’li belediye başkanlarının bu kurallara uyması çağrısında bulundu.

“GAZETECİLER TUTUKLANMAMALI”

Basın özgürlüğü ve gazetecilerin çalışma koşullarına ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, gazetecilerin toplumun haber alma hakkı için görev yaptığını söyledi.

Medya mensuplarının her zaman doğru davranmadığını belirten Kılıçdaroğlu, buna rağmen gazetecilerin tutuklanmasına ve ev hapsi uygulanmasına karşı olduğunu ifade etti.

Gazetecilerin özgürce çalışabilmesinin demokrasi açısından önem taşıdığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin tutuklanması durumunda demokrasinin zarar gördüğünü dile getirdi.

ADALET VE BARIŞ VURGUSU

Konuşmasında yargı bağımsızlığına da geniş yer ayıran Kılıçdaroğlu, adaletin sağlanabilmesi için hâkimlerin bağımsız olması gerektiğini belirtti. Yargının siyasallaşmasının adalet duygusunu zedeleyeceğini savunan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda gelişebilmesi için hukukun üstünlüğünün korunması gerektiğini söyledi.

Terörün sona ermesi ve toplumsal barışın sağlanması çağrısında bulunan Kılıçdaroğlu, CHP’nin çözüm sürecine ilişkin tartışmalarda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğunu ifade etti.

Kılıçdaroğlu, silahların susmasının tek başına yeterli olmayacağını belirterek hukukun da etkin biçimde işlemesi gerektiğini vurguladı.

AZERBAYCAN’DAKİ BAŞÖRTÜSÜ TARTIŞMASINA DEĞİNDİ

Kılıçdaroğlu, konuşmasının son bölümünde Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkına ilişkin gündeme gelen tartışmaları da değerlendirdi.

Kadınların başlarının açık ya da kapalı olması üzerinden ayrımcılığa maruz bırakılmaması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, kadınların kıyafet tercihlerini özgürce yapabilmesi gerektiğini belirtti.

Laikliğin kadınların başörtüsü üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, laikliğin güvencesinin insan hakları ve demokrasi olduğunu dile getirdi.

Kılıçdaroğlu, inanç konusunda hüküm verme yetkisinin insanlara ait olmadığını belirterek konuşmasını bu yöndeki değerlendirmeleriyle tamamladı.