Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda (BTK) düzenlenen 19. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı'nda konuştu. Uraloğlu, "Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak; siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesidir" dedi. Bakan konuşmasında Türkiye'nin siber güvenlik kapasitesini, haberleşme altyapısına yönelik güvenlik tedbirlerini ve çocukların dijital ortamda korunmasını ele aldı.
Konferansa Uraloğlu'nun yanı sıra BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alkan ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.
Uraloğlu: Veri merkezleri Türkiye'nin dijital kaleleri
Uraloğlu, "Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir" diyerek şöyle konuştu: "Veri artık yalnızca arşivlenen bir yığın değil; üretimin hammaddesi, güvenliğin kalkanı, ekonominin motoru ve egemenliğin temelidir. Yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve yüksek performanslı hesaplama çağında bir ülkenin gücü; veriyi üretebilme, kendi topraklarında tutabilme, işleyebilme, koruyabilme ve değere dönüştürebilme kabiliyetiyle ölçülüyor. Bu verinin nerede barındırıldığı, hangi standartlarda işlendiği ve kimlerin kontrolünde olduğu meselesi artık yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda stratejik, ekonomik ve milli bir meseledir ve hiç şüphesiz, verinin egemenliğini tesis eden ülkeler yarının kazananı olacaktır."
Bakan, siber güvenliğin Türkiye için de uluslararası toplum için de kritik önem taşıdığını söyledi. Kamu ve özel sektör eliyle yükseltilen veri merkezlerini "Türkiye'nin yeni dijital kaleleri" olarak gördüklerini belirtti.
Uraloğlu'na göre temelini Temmuz ayında Ankara Gölbaşı'nda attıkları TÜRKSAT Veri Merkezi, 35 bin 300 metrekarelik alanıyla Türkiye'nin en büyük veri merkezlerinden biri olacak. Tesis mevcut kapasiteyi ilk fazda 3 kat, ikinci fazda 8 katın üzerine çıkaracak. Bakan, e-Devlet başta olmak üzere kritik kamu verilerinin yerli yazılımlarla, uluslararası standartlarda ve en üst düzey güvenlikle korunacağını söyledi.
Eylül ayında hizmete aldıkları Vodafone İzmir Veri Merkezi'nin de Ege Bölgesi'nin en büyük veri merkezi olarak bu zincire eklendiğini belirten Uraloğlu, "Böylece Türkiye'nin dijital güvenlik haritasını adım adım genişletiyoruz. Kriptoloji açısından veri merkezleri, dijital varlıklarımızın uzun vadeli güvenliğinin teminatıdır" dedi.
Türkiye küresel endekste "Rol Model Ülke" kategorisinde
Uraloğlu, Siber Güvenlik Başkanlığı'nın kuruluşunu "ülkemizin siber dünyadaki milli çıkarlarını koruma iradesinin somut bir tezahürü" olarak niteledi. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin 2024 Küresel Siber Güvenlik Endeksi'ni de hatırlatan Bakan, Türkiye'nin tüm alanlarda tam puan alarak "Seviye 1: Rol Model Ülke" kategorisinde yer almasının, kurumsal kapasitenin uluslararası düzeyde tescili niteliğinde olduğunu söyledi.
BTK'nın elektronik haberleşme, posta ve elektronik güven hizmetleri sektörlerinde düzenleme, gözetim ve denetim faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Uraloğlu, bu yıl alınan Kurul Kararı'nı değerlendirdi. Karara göre yetkilendirilen tüm işletmeciler, ekonomik büyüklüklerine bakılmaksızın ilave güvenlik tedbirleri almakla yükümlü. Bakan bunu sektörel güvenlik seviyesinin yükseltilmesi ve altyapıların siber dayanıklılığının artırılması açısından önemli bir adım olarak niteledi.
15 yaş altına sosyal ağ sınırlaması
Uraloğlu, çocukları dijital ortamın risklerinden korumak için 15 yaş altına sosyal ağ hizmeti sunulmasının sınırlandırılması ve yaş doğrulama sisteminin uygulanması gibi tedbirlerin hayata geçirildiğini söyledi. "Dijital dünyada en çok korumamız gerekenler çocuklarımızdır" diyen Bakan, Siber Güvenlik Başkanlığı'nın hazırladığı ve Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulmasının sınırlandırıldığını belirtti.
Yaş doğrulamasının e-Devlet üzerinden yapılacağını, 15-18 yaş grubu için özel koruma tedbirleri uygulanacağını ve ebeveyn kontrol araçlarının zorunlu kılındığını da aktaran Uraloğlu, bunları çocukların korunması yönündeki kararlılığın göstergesi olarak niteledi. Bakan, çocukların sağlıklı gelişimini ön planda tutmanın, ailelerin yanında olmanın ve platformların daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlamanın milli güvenlik anlayışının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Koçyiğit: İşletmeciler 450 mobil baz istasyonunu hazır tutacak
BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, haberleşme altyapısını güvenle büyütmek için Mart ayında aldıkları Kurul Kararı'yla ilave güvenlik tedbirlerini net satış tutarlarına bakılmaksızın tüm işletmeciler için zorunlu hale getirdiklerini söyledi. Koçyiğit, 6 Şubat depremlerinin tecrübesinden hareketle 5G yetkilendirmesinde işletmecilere afet anında sahaya hızla ulaşabilecek bir haberleşme gücünü hazır tutma yükümlülüğü getirdiklerini açıkladı. Olağanüstü durumlar için işletmecilerin beş yılın sonunda uydu bağlantısıyla çalışabilen 450 mobil baz istasyonunu hazır tutmakla yükümlü olduğunu da ekledi.
Koçyiğit, "Şebekemizde hangi cihazın çalıştığı da artık bir egemenlik meselesi" dedi. 5G'de yerli malı oranının kademeli olarak yüzde 60'a, Milli Haberleşme Ürünü oranının yüzde 15'e çıkmasını şart koştuklarını söyledi. Eylül ayında alınan Kurul Kararı'yla da nüfusu 5 binin altındaki yerleşim yerleri ile otoyol, hızlı tren hattı ve tünel gibi güzergahlarda yeni kurulacak baz istasyonlarının Milli Haberleşme Ürünü tanımına uygun ürünlerden temin edilmesine karar verdiklerini belirtti.
Yozgatlıgil ve Alkan'dan bilimsel birikim ve ortak çalışma vurgusu
ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, bilimsel birikimin, nitelikli insan kaynağının ve yerli teknoloji geliştirme kapasitesinin Türkiye'nin geleceği için önemine değindi. Yozgatlıgil, "Bilimsel birikimimizi, kritik altyapılarımızı ve savunma sistemlerimizi korumak Türkiye'nin üretimi ve kendi geleceği hakkında karar verme gücünü korumaktır. Bu alanda güçlü olmamız çok kritik" dedi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi olarak çalışmaları bu sorumlulukla yürüttüklerini de söyledi.
Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alkan ise siber dayanıklılık ve egemenliğin güçlendirilmesi için kurumlar arası ortak çalışma başlatılması gerektiğini belirtti. Alkan, "Siber bağımsızlığımızı, dayanıklılığımızı ve dijital direncimizi nasıl artırmamız gerektiği noktasında bugün bir merkez yok" dedi. Bütün kurum ve kuruluşlarla ciddi bir proje başlatılmasının ulusal güvenlik açısından son derece önemli olduğunu söyleyen Alkan, muhtemel bir tehdit karşısında siber dayanıklılığı ve siber egemenliği sağlayacak çalışmalara başlanması gerektiğini ifade etti.
Alkan, derneğin 20 yıldır yaptığı gibi siber güvenliğin önemini her ortamda ve her platformda gündemde tutmaya çalışacaklarını da sözlerine ekledi.










Yorumlar