Aydın’da jeotermal santrallerin çevresel etkilerine dikkat çekmek amacıyla AYÇED tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada, jeotermal faaliyetlerin içme suyu kaynakları, tarım alanları ve halk sağlığı üzerindeki olası etkilerine ilişkin endişeler dile getirildi. Konuşmacılar, kamu kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmesi ve bölgedeki çevresel sorunlara karşı harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.
“İçme suyu kaynaklarını korumak kimin görevi?”
Basın açıklamasında söz alan konuşmacılardan biri, vatandaşların çevresel sorunlar karşısında ilgili kurumlara başvurduğunda sorumluluğun başka kurumlara yönlendirildiğini belirterek kamu idarelerine tepki gösterdi.
İçme suyu depolarının ve su kaynaklarının korunmasının hangi kurumların sorumluluğunda olduğunu soran konuşmacı, “Bu içme sularını korumak, içme suyu depolarını korumak kimin görevi? Kanunlar size bu görevi vermedi mi? Niye bu görevleri yapmıyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
Jeotermal santrallerin faaliyetlerine karşı hukuki mücadele yürütülmesi gerektiğini belirten konuşmacı, ağaçların kesilmesine ve doğal alanların zarar görmesine de tepki gösterdi. Bölgedeki çevresel sorunların gelecek nesilleri etkileyeceğini savunan konuşmacı, kamu kurumlarının sessiz kaldığını ileri sürdü.
KİPAŞ Jeotermal’in kârına ilişkin iddia
Konuşmada jeotermal şirketlerinin ekonomik kazançları da gündeme getirildi. Konuşmacı, KİPAŞ Jeotermal’in kârını 2021-2022 döneminde yüzde 18 bin 94,60 artırdığını öne sürdü. Şirketin bölgede yeni jeotermal santral projeleri yürüttüğünü ve içme suyu kaynaklarını tehdit ettiğini iddia eden konuşmacı, şirketlerin ekonomik kazançları ile bölge halkının çevresel kaygıları arasındaki karşıtlığa dikkat çekti.
Söz konusu kâr oranı ve şirketin faaliyetlerine ilişkin iddialar açıklamada dile getirilirken, bu bilgilerin bağımsız kaynaklardan doğrulanması gerektiği belirtildi.
“Birleşe birleşe kazanacağız”
Basın açıklamasında söz alan bir diğer konuşmacı ise Aydın halkına jeotermal santrallere karşı duyarlı olma çağrısında bulundu. Anayasa’da güvence altına alınan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına dikkat çeken konuşmacı, çevrenin korunmasının tüm vatandaşların sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Aydın’ın tarihî direniş figürlerini hatırlatan konuşmacı, halkın dayanışma içinde hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Bizler Aydın halkıyız. Olmazsa bir avuç sermaye grubudur. Bizler halk olarak daha güçlüyüz. Gücümüzü birliğimizden alacağız” dedi.
Jeotermal santrallerin durdurulması yönündeki çağrısını yineleyen konuşmacı, sözlerini “Teslim olmadan, boyun eğmeden, halk olarak kazanacağız! Mutlaka ama mutlaka kazanacağız! Birleşe birleşe kazanacağız!” ifadeleriyle tamamladı.
Vatandaşlar kükürt kokusundan şikâyet etti
Açıklamanın sonunda dinleyiciler arasında bulunan bir kadın da bölgede yaşadıkları koku sorununa dikkat çekti. Sabahları kükürt kokusu nedeniyle uyuyamadıklarını söyleyen kadın, yaşadıkları rahatsızlığı dile getirdi.
Basın açıklamasında, jeotermal faaliyetlerin çevreye ve halk sağlığına etkilerinin araştırılması, içme suyu kaynaklarının korunması ve ilgili kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi yönündeki talepler öne çıktı.









Yorumlar